Siemens Türkiye 170 yıllık teknoloji mirasını yapay zeka ve sürdürülebilirlik odaklı bir gelecek vizyonuyla taçlandırıyor
Siemens Türkiye, tam 170 yıldır bu toprakların teknolojik kalkınma yolculuğunda sadece bir çözüm ortağı değil, aynı zamanda değişimin öncüsü olarak yer alıyor. 2026 yılı itibarıyla köklü mirasını modern...
Siemens Türkiye, tam 170 yıldır bu toprakların teknolojik kalkınma yolculuğunda sadece bir çözüm ortağı değil, aynı zamanda değişimin öncüsü olarak yer alıyor. 2026 yılı itibarıyla köklü mirasını modern dünyanın ihtiyaçlarıyla harmanlayan şirket, sanayileşmeden dijitalleşmeye, sürdürülebilir enerjiden sosyal sorumluluk projelerine kadar her alanda iz bırakmaya devam ediyor. 2 Key idea ekibi olarak, bir kurumun sadece teknoloji üretmekle kalmayıp, aynı zamanda toplumsal belleği ve geleceği nasıl inşa ettiğini gözlemlemek bizler için oldukça ilham verici.
Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya’nın paylaştığı bilgilere göre, bu 170 yıllık devasa yolculuk, sadece başarılı bir ticari hikayeden ibaret değil. Telekomünikasyon ile başlayan bu serüven, bugün yapay zeka fabrikalarından otonom binalara kadar uzanan geniş bir yelpazede, insan ve toplum odaklı bir değer yaratma sürecine dönüşmüş durumda. Özkaya, bu süreci şu sözlerle özetliyor: “170 yıllık hikayemizi geçmişten geleceğe uzanan bir deneyim olarak anlattık.”
Siemens Türkiye ile endüstriyel dönüşüm ve geleceğe bakış
Günümüzde endüstriyel dönüşüm denildiğinde akla gelen en stratejik oyunculardan biri olan Siemens, 2026 yılının dinamiklerine uygun olarak elektrifikasyon, karbonsuzlaştırma ve yapay zeka entegrasyonu konularında sektörün rotasını belirliyor. Şirket, bu mega trendleri yalnızca birer teknolojik gelişme olarak değil, bütüncül bir portföy yönetimi ile müşterilerine sunarak pazardaki liderliğini pekiştiriyor.
Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen “170 Yıldır Zamanın Ötesinde” sergisi, kurumun geçmişten gelen birikimini bugünün inovasyon yetenekleriyle nasıl buluşturduğunu gözler önüne seriyor. Bu sergi, 2026 yılında bir kurumun, sadece geçmişteki başarılarıyla övünmeyip aynı zamanda gelecekteki sorumluluklarına nasıl odaklandığının en somut kanıtı niteliğinde.
Kurumsal sorumlulukta çok boyutlu etki
Ekibimiz olarak, Siemens Türkiye’nin toplumsal etki alanlarını incelediğimizde, operasyonların sadece iş dünyasıyla sınırlı kalmadığını görüyoruz. Eğitim, sanat, mentorluk ve gönüllülük projeleri, kurumun “sosyal sürdürülebilirlik” anlayışının temel taşlarını oluşturuyor. Özellikle genç yeteneklerin desteklenmesi, kurumun geleceğe yaptığı en değerli yatırım olarak öne çıkıyor.
Özellikle kültür-sanat alanında attıkları adımlar dikkat çekici. 1998 yılından bu yana düzenlenen Siemens Türkiye Opera Yarışması, bugüne dek 200’ü aşkın genç sanatçının kariyerine dokunmuş. 2026 sezonu dahilinde İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile gerçekleştirilen iş birliği, “Pinokyo.exe” ve “Sihirli Flüt” gibi prodüksiyonlara verilen teknik destekler, kurumun sanatı stratejik bir etki alanı olarak konumlandırdığının en güçlü göstergesi.
Eğitimden gönüllülüğe: Bir kültür inşası
Gençlerin gelişimine yönelik atılan adımlar, sadece teknik eğitimle sınırlı değil. Türk Eğitim Vakfı ile yürütülen “Geleceği Şekillendiren Kadınlar” programı kapsamında dokuz yılda 90 kadın mühendislik öğrencisine ulaşılarak, STEM alanında cinsiyet eşitliğine ve nitelikli insan kaynağına verilen önem vurgulanıyor. Ayrıca Darüşşafaka ile yürütülen dijital mentorluk programları, genç nesillerin teknolojiyle erken yaşta tanışmasını ve inovatif düşünebilmelerini sağlıyor.
Gönüllülük kültürü, Siemens Türkiye Kartal Kampüsü’ndeki buluşmalardan Anadolu’nun farklı noktalarındaki okullara uzanan “Kutu Kutu Mutluluk” projesine kadar kurumun DNA’sına işlemiş durumda. 2 Key idea olarak, böylesine köklü bir geçmişin, insana ve topluma verilen değerle birleştiğinde ne kadar kalıcı bir “değer yaratma” mirasına dönüştüğünü görmekten mutluluk duyuyoruz.
Sonuç olarak, Siemens Türkiye’nin 170. yılı, sadece bir kutlama değil; teknolojinin insani değerlerle birleştiğinde dünyayı nasıl daha kapsayıcı ve üretken bir yere dönüştürebileceğinin bir manifestosu niteliğindedir. Kaynak olarak Marketing Türkiye verilerine dayandırdığımız bu kapsamlı incelemede, kurumun geleceği inşa etme yolundaki kararlılığının önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğini öngörüyoruz.
Kaynak: Orijinal Haberi Oku
Daha fazla güncel içerik için ana sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.